17 Ağustos 2023 Perşembe
Türkiye ‘gastronomi’ turizmi atağına kalktı
Berrak Tüzünataç'ın bitmeyen tatili! Denizde sohbet etti
UEFA Avrupa Konferans Ligi'nde kritik gün!
Ramazan’ın bereketi Sahur Vakti’nde yaşanıyor
20 gezegeni yutacak büyüklükte: Türk öğretmen kaydetti daha önce böylesi hiç görülmedi
Ekrem İmamoğlu ve Derya Çayırgan
Tarih olmadan Türkiye’yi anlamak, anlatmak ve savunmak mümkün değildir. Bizdeki sosyal bilimler iddiası maalesef tarihsizlik, tarih anlayışı da sosyal bilimsizlik anlamına gelmektedir. Doç. Dr. Mücahit Küçükyılmaz çalışmasında bu ikisinin birlikteliğini ve temel tarihî sorulara cevap vermeden bugünün Türkiye’sinin anlaşılamayacağını çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. (Dr. Murat Yılmaz – Siyaset Bilimci)

Tarihi unutmak karda uyumak gibidir. Nasıl ki kar altında uyuyup kalmak sessiz sedasız gelen ölümü görmemek gibiyse tarihi unutmak da öyledir. Bu durum bütün gerçekliğiyle ortadayken insan geçmişi unutmaya hazır. Oysa tarih unutmuyor, güçlü hafızasında bütün sırlarıyla birlikte saklamaya devam ediyor. Çünkü tarih sadece eğlence için meydana getirilen metinlerden oluşmuyor ve hatta sadece tarihçilerin kurduğu spekülasyonlardan ibaret de değil. Tarih çoğu zaman geleceğin kendisidir. Bu yüzden yeniden yazmakta, sürekli hatırlatmakta fayda var. M. Mücahit Küçükyılmaz, bize tarihin bu yönüyle ilgili küçük bir kapı aralıyor. Bildiğimiz ya da bildiğimizi sandığımız pek çok olayı bir başka açıdan ele alarak araladığı kapıdan şaşırtıcı bir dünyaya açılmamızı sağlıyor. “Çünkü” diyor Küçükyılmaz, “Hep aynı sonuçlara ulaşmak bizi farklı olanın inşasından alıkoyar.” Bu defa o, farklı sonuçlara ulaşmanın gayretiyle unutmayan tarihi yeniden ele alıyor. (Prof. Dr. Tufan Gündüz – Tarihçi Yazar)
