DOLAR 18,8318 0.05%
EURO 20,2950 -0.1%
ALTIN 1.134,060,51
BITCOIN 430408-2,21%
Sakarya

HAFİF YAĞMUR

13:23

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Melike Bak

Melike Bak

29 Ocak 2023 Pazar

Selçuk Bayraktar paylaştı: Ukrayna televizyon kanalından ‘Bayraktar Efsane Kanatlar’ belgeseli

Selçuk Bayraktar paylaştı: Ukrayna televizyon kanalından ‘Bayraktar Efsane Kanatlar’ belgeseli
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ukrayna televizyonlarının çoğunda yayınlanan belgesel için Ukraynalı gazeteci Natalia Moseichuk ve ekibi, İstanbul’da 3 gün boyunca çekimler yaptı.

Belgesel için Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile özel söyleşi de yapıldı.

Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar, belgeselde Baykar’ın hikayesini ve Bayraktar TB2’lerin geliştirilme safhalarını anlattı.

“Bayraktar Efsane Kanatlar”

adını taşıyan belgesel, Ukrayna’daki televizyon kanallarının yanı sıra, “Baykar Technologies” Youtube hesabından da yayımlandı.

“Bayraktar, gelecekteki zaferin sembolü”

Ukraynalı gazeteci Moseichuk, 1 saat 47 dakikalık belgeselde Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar’ı “önce insan, sonra iş adamı” olarak gördüklerini dile getirdi.

Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar’ın Ukrayna’daki savaşta Ukraynalıları anladıklarını kaydeden Moseichuk, “Çünkü onlar için savaş bir bakış açısı, inanç meselesi ve ayrıca ahlaki duruş meselesidir. Çünkü paranın ve ticari başarının önemi yoktur. Babaları Özdemir Bayraktar onlara öyle öğretti. ‘Hakkı üstün tutmak yaşam gayemizdir’ diyordu ve seçimlerini yaptılar.” dedi.

Moseichuk, belgeselde Rus bombardımanları nedeniyle dünyanın en büyük kargo uçağı Antonov An-225’in ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini anımsatarak, “Diğer kayıplarımızın yanı sıra Ruslar uçağımız Mriya’yı (Rüya) imha ettiklerinde yeni bir efsanemiz doğdu: Bayraktar, gelecekteki zaferin sembolü.” ifadelerini kullandı.

“Biz bu işi Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi olarak görüyoruz”

Belgeselde Moseichuk’un sorularını yanıtlayan Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, “Biz bu işi Türkiye’nin bir bağımsızlık mücadelesi olarak görüyoruz. Ve bu işin Türkiye’nin bağımsız ve güçlü geleceğinin ancak bu tarz işlerde, bu oyun değiştirici alanlarda adım atarak olabileceğine inanıyoruz. Dolayısıyla babamdan da bize gelecek şekilde hiçbir zaman Baykar için, bizim için ne kadar para kazandığımız, ne kadar gelir ürettiğimiz değil, neleri başardığımız her zaman öncelikli oldu.” değerlendirmesini yaptı.

Savaşın devam ettiği Ukrayna’da da halkın Bayraktar TB2 alımı için kampanyalar düzenlediğini hatırlatan Haluk Bayraktar, “Çocuklar kiraz sattı, kazandığı parayı buraya attı. İşte, kız çocukları saçını kesti bu kampanyaya katıldı. Dolayısıyla biz bunları görüp ‘tamam parayı verin, biz de size uçak verelim’, biz bunu yapamazdık. Ukrayna’nın yaşadığı bu zorlu süreçte mutlak surette insani bir duruş sergileme zorunluluğunu hissettik. Bütün bu kampanyalara ‘tamam biz kesinlikle bu paraları almayacağız, siz bu paraları Ukrayna için kullanın, biz size bu uçakları ücretsiz vereceğiz’ diye karar aldık.” ifadelerine yer verdi.

Bayraktar TB2

Bayraktar TB2 SİHA’lar, Rusya ile Ukrayna arasında süren savaşta Ukrayna Ordusu tarafından savunma amacıyla aktif olarak kullanılıyor. Bayraktar TB2’leri satın alarak Ukrayna ordusuna bağışlamak için Litvanya, Ukrayna, Polonya, Letonya, Norveç ve Kanada’da halk tarafından yardım kampanyaları düzenlendi.

Baykar, Litvanya, Ukrayna ve Polonya’da düzenlenen kampanyalardan toplanan bağışı kabul etmeyerek Bayraktar TB2 SİHA satın almak amacıyla toplanan yardımı Ukrayna halkının insani ihtiyaçlarının karşılanması için bağışladı.

2000’li yılların başından itibaren insansız hava araçları alanında en büyük katma değer olan yazılım ve donanım sistemlerini Türk mühendislerinden oluşan ekibiyle milli ve özgün olarak geliştiren Baykar, 13 farklı disiplindeki mühendislik gücüyle alanında dünyanın lider teknoloji firmalarından biri olarak gösteriliyor.

Tüm kritik aksamı, tasarım ve yazılımları Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar TB2 SİHA’lar, dünyada rekor sayılacak düzeyde yüzde 93’lük yerli sanayi katılımıyla İstanbul’da bulunan Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’nde üretiliyor.

Devamını Oku

Bakan Karaismailoğlu: 138 binden fazla siber saldırı engellendi

Bakan Karaismailoğlu: 138 binden fazla siber saldırı engellendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, siber saldırılara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 2013’te kurumsal Siber Olaylara Müdahale Ekibi’nin (SOME) kurulduğunu, SOME bünyesinde 2 bin 125 kişinin görev yaptığını bildirdi.

“2022’de yerli ve milli uygulamalarla 138 bin 445 siber saldırıyı engelledik.” ifadesini kullanan Bakan Karaismailoğlu, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ile SOME’ler arasında alarm, uyarı ve güvenlik bildirimlerini paylaşmak amacıyla SOME İletişim Platformu’nun (SİP) geliştirildiğini aktardı. Karaismailoğlu, artan kullanıcı sayısıyla kötü niyetli eylemler ve hacklemelerin çoğaldığını, dijital saldırıların, kurumsal, sistemli ve uluslar üstü düzeyde yapıldığını kaydetti.

6 yılda 664 binden fazla siber saldırı engellendi

Son 6 yıllık dönemde ise engellenen siber saldırı sayısının 664 bin 263’e ulaştığını ifade eden Karaismailoğlu, 2022 yılı içinde USOM çalışmaları kapsamında tespit edilen 72 bin 226 zararlı bağlantının erişiminin engellendiğine dikkati çekti.

Karaismailoğlu, ayrıca geçen yıl içinde kurum ve kuruluşlara yönelik önlemler alınması için 14 bin 833 siber güvenlik bildiriminde bulunulduğunu belirterek, saldırıların, dağıtık servis dışı bırakma (DDoS), oltalama (Phishing) ve spam olarak gerçekleştiğini bildirdi.

Siber güvenlik konusunda ciddi önlemler aldıklarını vurgulayan Karaismailoğlu, şunları kaydetti:

“Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde kurulum çalışması tamamlanan Siber Güvenlik Operasyon Merkezi ile USOM ve operatörler arasındaki iş ve işlemlerin 7/24 kesintisiz izlenebilmesi ve gerekmesi halinde aksiyonların zaman kaybetmeksizin alınmasına imkan sağladık. Yerli ve milli uygulamalarla sınır kapılarımız gibi siber kapılarımızdaki güvenliğimizi de sağlıyoruz. Siber kapılardaki güvenlik de en az sınır kapılarımız kadar önemli.”

Devamını Oku

Kapgan ilk kez ateş etti

Kapgan ilk kez ateş etti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Orta sınıf-2 insansız kara aracı olarak konumlandırılan Kapgan, Anadolu Ajansı tarafından görüntülenen testler için gövde üzerindeki çalışmaların tamamlanmasının arından Samsun Yurt Savunmanın Samsun’daki atış poligonuna nakledildi.

Projede görev alan ekiplerin çalışmasıyla Unirobotics’in silah kulesi ve Samsun Yurt Savunmanın Canik M2 QCB 12,7 milimetre ağır makineli tüfeği Kapgan’a entegre edildi ve gece atışları gerçekleştirildi. Ertesi günün erken saatlerinde de gündüz atışları yapıldı. Atış testlerinin ardından araziye çıkan Kapgan, sürüş performansını ortaya koydu.

Bu testle, yakın zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren Canik M2 QCB 12,7 milimetre ağır makineli tüfek de ilk kez bir insansız kara aracıyla kullanılmış oldu.

“Kardeşlerinin yanına gitmek için sabırsızlanıyor”

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, AA muhabirine, İHA’larda edinilen tecrübe ve dünya çapındaki başarıyı diğer insansız sistemlerde de edinmekte kararlı olduklarını söyledi.

İnsansız kara araçlarında birçok Türk savunma sanayisi şirketinin gerçekten başarılı çalışmalara imza attıklarına işaret eden Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“O bir akıllı robot”

HAVELSAN Robotik ve Otonom Sistemler Proje Müdürü Veysel Ataoğlu da SAHA Expo’da geçen yıl yaptıkları sunumun ardından Kapgan’ın test programına alındığını söyledi.

Platform üreticisiyle ilk olarak gövde performans testleri yaptıklarını dile getiren Ataoğlu, belli bir noktaya geldikten sonra araç üzerinde ne tip faydalı yükler kullanılabileceğiyle ilgili çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlattı.

HAVELSAN olarak farklı tip platformlarla yaptıkları çalışmaları Kapgan’a entegre etme noktasında da belli aşamalara geldiklerini ifade eden Ataoğlu, şöyle konuştu:

Farklı tip silahlarla devam edecek

Veysel Ataoğlu, gövde performans testleri sürerken belli bir noktadan sonra silah mukavemet, geri tepme, bunların gövdeye etkisini görmek için atış testlerine başladıklarını bildirdi.

Farklı tip silahları boyut boyut deneyeceklerini ve çalışmalara Unirobotics ile birlikte 12,7 milimetre ağır makineli tüfekle başladıklarını belirten Ataoğlu, “Bu silahlar da yaklaşık 2 ay önce Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi. Bu noktada da aslında bir ilk olmuş oldu. Envantere giren silahı ilk defa bir insansız kara aracı üzerinde test ettik. Başarılı sonuçlar aldık bu atışlardan sonra. Gece atışından sonra gündüz atışlarını yaptık. Ayrıca silahlı şekilde sahadaki performansına bakıyoruz.” dedi.

Yeni yetenekler kazanacak

Aracın 5 kilometre olan haberleşme alanını, üzerinden kalkacak dronla, daha da artırma noktasında çalışma yaptıklarını ifade eden Ataoğlu, otonom kabiliyeti, sürü algoritmaları, farklı tip fırsat sinyalleri, GPS kaybında görsel navigasyon gibi konularda da faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getirdi.

Kapgan projesinin seyrine ilişkin bilgiler veren Ataoğlu, şunları kaydetti:

Uluslararası alanda da vitrine çıkacak

Veysel Ataoğlu, ihracat konusundaki çalışmalarının da SAHA Expo’da başladığını ve sonrasında yaptıkları görüşmeler doğrultusunda aracın farklı ülkelere testlere gönderilebileceğini bildirdi.

Aracın yurt dışı tanıtım faaliyetlerine de öncelik verdiklerini anlatan Ataoğlu, şöyle konuştu:

Devamını Oku

İnsan nefesinden anlayacak: Türkiye’de bu zamana kadar hiç üretilmemişti ilk kez yapıldı

İnsan nefesinden anlayacak: Türkiye’de bu zamana kadar hiç üretilmemişti ilk kez yapıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü, TÜBİTAK-TEYDEB 1505 Üniversite- Sanayi İş Birliği Destek Programı çerçevesinde tamamen yerli ve milli tıbbi cihaz üreterek önemli bir başarıya imza attı. İnsan nefesindeki karbondioksit miktarını ölçerek farklı hastalıklar noktasında hastaya teşhis konulmasını sağlayan “Kapnografi” bir diğer adıyla “kapnometre” cihazı sağlık sektöründe vazgeçilmez cihazların başında geliyordu.

Türkiye’de bu zamana kadar üretimi yapılamayan cihaz ambulans, hastane acil servisleri, yoğun bakımlar, ameliyathanelerde hatta hasta servislerinde olmak üzere birçok farklı alanda ve birçok farklı amaçla kullanılıyordu.

Biyomedikal Mühendislik Bölümü, Biyomekanik Anabilim Dalı ve Denizler Medikal işbirliği ile hayta geçirilen proje sayesinde Tübitak Meteoroloji Enstitüsünde validasyon testi ve özel yetkili bir test kuruluşunda EMC testini başarı ile geçerek tam not aldı. İlk aşamada 3 portatif olarak üretilen cihaz ileri süreçte seri üretime geçilerek ülke ekonomisine fayda sağlaması bekleniyor.

“Cihazımız ambulanslarda, acillerde, yoğun bakımlarda, ameliyathanelerde hatta bazen servislerde bile kullanılıyor”

Cihazın birçok alanda kullanıldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Mutlu “Cihazımız kapnografi veya kapnometre adıyla geçiyor tıbbi bir cihazdır basit olarak insan nefesindeki karbondioksit miktarını ölçer ve buna göre hastaya teşhis koyar ya da ona göre müdahalede bulunur. Cihazımızın Denizler Medikal ve üniversitemizin destekleriyle bölümümüzde araştırma ve geliştirme faaliyetlerini gerçekleştirdik. Ekibimiz bunu 3-4 aşamadan gerçekleştirdi. Mekanik tasarımı, elektronik tasarımını, yazılım ve kalibrasyon süreçleri vardı. Bunun bir kısmı burada olmasına rağmen açıkçası paydaşlarımız daha da fazla. Birçok paydaşımızla cihazımızdan 3 portatif ürettik. Bazı testlerimiz var mesela validasyon testi, doğru ölçüp ölçmediğini gösteren bir test bundan geçtik. Manyetik alan testine soktuk cihazımızı bundan da geçti. Umarım bundan sonra da seri üretimine geçerek cihazımı ülkemize kazandırılır.

Cihazımız ambulanslarda, acillerde, yoğun bakımlarda, ameliyathanelerde hatta bazen servislerde bile kullanılıyor. O yüzden cihaz oldukça önemli fakat cihazın maliyeti yüksek olduğu için bu bölümlerde çok az miktarda bulunuyordu. Bu projemizle maliyeti çok düşürdüğümüzü düşünüyoruz. Maliyeti seri üretimde de düşürürsek birçok alanda da yaygınlaşacaktır” dedi.

“Kapnorgafi cihazı hastanelerin birçok çok farklı bölümlerinde çok farklı amaçlarla kullanılabiliyor”

Tüm paydaşların ortak çalışmaları neticesinde sonuca ulaştıklarını vurgulayan Denziler Medikal ARGE Sorumlusu Sadık Kablan, “Kapnorgafi cihazı hastanelerin birçok çok farklı bölümlerinde çok farklı amaçlarla kullanılabiliyor. Bu cihazı ilk kez 2016- 2017 yıllarında ARGE çalışmalarına başladık.

ARGE çalışmasında cihazın ülkemize çok fazla maliyeti olduğunu gördük ve bu çerçevede araştırmalarımız devam etti. Genel Müdürümüz Serkan Denizin ve üniversitedeki hocalarımızın da destekleri sayesinde 3 portatif olarak böyle bir cihaz çıktı. Daha önceden bu cihazı Türkiye’ye satan bir firma vardı. Tek firma olduğundan dolayı fiyat politikası bizi dışa bağımlı kılıyordu” dedi.“Cihazımızı tamamen özgün olarak tasarladık”Yerli Kapnorgafi geliştirme projesinde araştırmacı olarak görev aldığını söyleyen Doç. Dr. Talip Çelik, “Bu projenin özellikle dış aksam çizimleri, tasarımları, elektronik aksamla birlikte birleşerek bir cihaz haline gelmesinde çalışmalarda bulunduk. Günümüzde 3 boyutlu yazıcıların gelişmesiyle birlikte bu teknolojiyi kullanarak buradaki dış aksam tasarımlarını ve özellikle de portatif imalatı için kullanarak bu cihazı gerçekleştirdik. İleride seri üretim kısımlarında farklı imalat yöntemlerini kullanmak gerekecek.

Ancak biz burada tasarımların doğrulanması ve elektronik aksanla birlikte bir araya gelmesi açısından 3 boyutlu yazı teknolojisiyle bir araya getirdik ve 3 adet cihaz portatifi ürettik. Cihazımızı tamamen özgün olarak tasarladık. Kart tasarımları ve yazlım da dahil olmak üzere tamamen tasarım bize ait. Özellikle burada cihazın önemli noktalarında birisi hava yolu adaptörü dediğimiz kısmı ve cihazın sensörlerinin algılanmış olduğu orta kısmı bizim için tasarım açısında önemli kısımlardandı. Ondan dolayı tasarımda bu kısımlara oldukça dikkat ettik. Bu iki kısımım bir araya gelmesi ve kolayca geçmesini sağlamak amacıyla toleransları iyi vermek gerekiyordu. Diğer yandan cihazın pille çalışır hale getirilmesi için de gerekli ekipmanları içerinde yerleştirdik ve tasarımı tamamlamış olduk” diye konuştu.“Projelere bölüm olarak da fakülte olarak da çok önem veriyoruz.

Bunların sayıları 2023 yılında artarak devam edecek gibi gözüküyor”Meydana gelen sorunlara öz imkanlarla cevap verdiklerini ifade eden Prof. Dr. Arif Özkan, “Projeleri tabi ki paydaşlarımız ile birlikte karşılıyoruz. Bugün burada olmamızın nedenlerin biri de paydaşlarımızla yaptığımız bir cihaz. Bunun haricinde de Biyomedikal Mühendisliği Anabilim Dalında pek çok proje faaliyeti hali hazırda yürüyor. Üniversitemizin vizyonuna katkı sağlamak ve bu vizyonu beraberinde yürüyebilmek için de kendi paydaşlarımızla yürüttüğümüz projeleri bölüm olarak da fakülte olarak da çok önem veriyoruz. Bunların sayıları 2023 yılında artarak devam edecek gibi gözüküyor.

Bu projeleri üretebilmek için de paydaşlarımız ile birlikte diğer fakültelerden alacağımız destekler de önem arz ediyor. ARGE niteliğinin ülkemize katkı sağlamsı adına yüksek seviyede olması gerekiyor. Biz kendi fakültemizin haricinde, Tıp Fakültesi ile birlikte çalışıyoruz. Oradaki hocalarımızın bize ifade ettiği ve gereklilik duyduğumuz alanlarda hem bu proje özelinde olduğu gibi cihazı yerlileştirmek onun haricinde de özgün tasarımlarla birlikte geliştirmek ve sürece katkı sağlamak burada yaptığımız ana fikirler bunlar” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Günde 16 kez dünyayı dolaşıyor: Türk mühendisler yaptı bir ilk oldu

Günde 16 kez dünyayı dolaşıyor: Türk mühendisler yaptı bir ilk oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Zonguldak BEÜ Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin oluşturduğu Grizu-263 Uzay Takımı’nın temel haberleşme olanaklarının gerçekleştirilmesi amacıyla tasarladığı ve 13 Ocak 2022’de Space X firmasına ait Falcon 9 roketiyle uzaya gönderilen Grizu-263A’dan, yörüngeye yerleşmesinden bu yana veri alınıyor.

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesince desteklenen “CanSat Competition 2022” model uydu yarışmasında birinci seçilen Grizu-263A takımının koordinatörü Bülent Ekmekçi, gazetecilere, uydunun bir yıllık serüvenini anlattı.

Ekmekçi, uydudan elde edilen verilere değinerek, “Fırlatıldıktan sonra 13 gün içerisinde dengelendi. Bu dengelenmeden sonra sağlıklı veriler geldi. Bu verilerin içerisinde sıcaklık verileri, cayro verileri, alt sistemlerimizi kontrol ettik.

Güneş panellerin durumları, bunların verimliliğiyle ilgili uydunun bir test uydusu olması sıfatıyla kendi çalışma yapısıyla ilgili çok bilgi edinmiş olduk. Her şeyden önemlisi; iletişimin sürekliliğini sağlamış olması, yapılan çalışma ve tasarımda uydunun kalifiye olduğu anlamına gelir. Bu noktada da çok mutluyuz.” diye konuştu.

Uyduyla ilgili hedeflerine ulaştıklarını belirten Ekmekçi, “Artık yeni uyduların zamanıdır diyoruz.” ifadesini kullandı.

Ekmekçi, uydunun kutuplar arası yörünge denilen “polar orbit”te döndüğünü dile getirerek, şunları söyledi:

“Dönüşünü yaklaşık 1,5 saatte tamamlamakta. Bu da demektir ki günde 15 ya da 16 defa dünya etrafında dolaşmakta.

Bu dönüşler sırasında, dünyada farklı coğrafi konum üzerinde hareket etmekte. Aldığımız veriler de dünyada çok sayıda amatör telsizci arkadaşlarımızın takiplerinde.

Şu ana kadar uydumuz 10 saniyede bir veri basmakta. Teyit edilmiş 10 binin üzerinde veri bulunmakta.

Bunların bir kısmı seçilmiş, ayrıca uydumuz internet üzerinden de takip edilebilmektedir.”

Takım kaptanı Baran Yılmaz da TÜRKSAT Model Uydu Yarışması’na başvurduklarını, sürecin devam ettiğini aktararak, “Geçen sene CanSat Model Uydu Yarışması’nı dünya birincisi olarak tamamladık. Şu anda çalışmalarımız aktif bir şekilde devam ediyor.

Mekanik, elektronik ve yazılım ekibimiz var. Hedefimiz bu yıl Türkiye birinciliği.” açıklamasında bulundu.

Devamını Oku