17 Ağustos 2023 Perşembe
Türkiye ‘gastronomi’ turizmi atağına kalktı
Berrak Tüzünataç'ın bitmeyen tatili! Denizde sohbet etti
UEFA Avrupa Konferans Ligi'nde kritik gün!
Ramazan’ın bereketi Sahur Vakti’nde yaşanıyor
20 gezegeni yutacak büyüklükte: Türk öğretmen kaydetti daha önce böylesi hiç görülmedi
Ekrem İmamoğlu ve Derya Çayırgan
Henüz çocuk yaşlarda okuma aşkı başlayan Sezai Karakoç, 1950’li yıllarda kaleme aldığı ve Türk edebiyatının sevilen şiirlerinden biri haline gelen “Mona Rosa” ile şiir sevenlerin kalbinde taht kurdu.
Edebi ve düşünce hayatını diriliş nesli olarak tanımladığı gençliğin yetişmesine adayan Karakoç’un şiirleri Büyük Doğu, Hisar (1951-54), Mülkiye (1952-53), İstanbul (1953-57) Şiir Sanatı (1955), Hamle (1955), Pazar Postası (1957-58), Türk Yurdu (1959), Hür Söz (1961), Soyut (1965), Hilal (1965) ve Diriliş (1960-92) dergilerinde yayımlandı.
Usta kalemin “Mona Roza” şiiri, 1950’li yılların başlarında büyük ilgi görürken, ikinci şiiri “Rüzgar” ise 1951’de Hisar dergisinde çıktı.
SEZAİ KARAKOÇ’UN EN BİLİNEN SÖZLERİ
“Bir umut vardı gönülde eksilmiyordu…”
“Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış”
“Kalp denizdir, dil de kıyı
Denizde ne varsa kıyıya o vurur.”
“Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın.”
“Dışını böyle süsleyerek içindeki boşluğu gizliyorsun.”
“Giden gidecek yer buluyor da,
Kalan kime sığınsın ?”
“Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur”
” Bir iş bir dakika önce olmaz, bir dakika sonraya da kalmaz. İşte sabır, bu kader sırrına ermektir.”
“Taşların kalb atışlarını duyanlar
Yalnız onlar okur benim söylediklerimi”
“Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa,
Henüz dinlemedin benden türküler.”
“Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna.”
“Seni ben kalbime çarptım kalbim artık eski kalb değil”
“Bir bahar günü doğdun sen
Baharın ta kendisi oldun sen”
“Ey insan!
Şah damar nerede kaldı?
Şahdamardan daha yakın olma nerede kaldı?”