DOLAR 43,3725 0.25%
EURO 51,3279 0.73%
ALTIN 6.944,721,57
BITCOIN 3837195-0,82%
Sakarya
13°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Murat Cilenkoglu

Murat Cilenkoglu

16 Ocak 2026 Cuma

Ekrem İmamoğlu ve Derya Çayırgan

Ekrem İmamoğlu ve Derya Çayırgan
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan voleybolcu Derya Çayırgan ile Ekrem İmamoğlu arasında doğrudan 300 ayrı telefon görüşmesi olduğu belirlendi.CNN Türk Muhabiri Merve Tokaz, İBB Soruşturmasında son detayları kamuoyuyla paylaştı. Tokaz’ın aktardığı bilgilere göre geçtiğimiz gün soruşturma kapsamında gözaltına alınan ardından da adli kontrol şartıyla serbest bırakılan voleybolcu Derya Çayırgan ile Ekrem İmamoğlu arasında doğrudan 300 ayrı telefon görüşmesi gerçekleşmiş. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması kapsamında gözaltına alınan Çayırgan’ın İstanbul Adalet Sarayı’ndaki işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadesi alınan Çayırgan, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan “konutu terk etmeme” ve “yurt dışına çıkamama” şeklindeki adli kontrol istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, talep doğrultusunda Çayırgan hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verdi.Soruşturmaya ilişkin yeni detaylar da ortaya çıkıyor. Son bilgileri CNN Türk Muhabiri Merve Tokaz aktardı;

“Voleybolcu Derya Çayırgan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Ekrem İmamoğlu’nun ruhsat karşılığında büyük indirimlerle ev aldığı firmadan Derya Çayırgan’ın da beşte biri fiyatına daire aldığı ortaya çıktı.

Çayırgan, 2023’te aldığı eve ilişkin savcılık ifadesinde neler söyledi? Soru işaretlerini içinde barındıran bir ifade ve süreç diyebiliriz. Şimdi öncelikle şununla başlayalım. İddialara konu konut projesi, Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında da adı geçen bir konut projesi.4 MİLYON 100 BİN TL’LİK ANLAŞMA, 1 MİLYON 465 BİN TL’LİK ÖDEME

Bu konut projesinden Derya Çayırgan bir ev satın alıyor. Ancak buradaki soru işaretini getiren şey evin satın alınması değil, evin satın alım sürecinde yaşananlar. Şimdi Derya Çayırgan buradan 3+1 bir daire alıyor ve bunu da ifadesinde ifade ediyor.

Peki bu dairenin bedelini, anlaşma fiyatını nasıl açıklıyor ifadesinde? “4 milyon 100 bin TL’ye, Beylikdüzü’ndeki bu evi almak için Adem Kameroğlu’yla anlaştım” diyor.

Adem Kameroğlu kim? Adı, Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında da geçen bir iş insanı, inşaat firması sahibi. Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında soruşturma sürecinde tahliye edilmişti.

Derya Çayırgan ifadesinde, “Adem Kameroğlu’yla bu ev için 4 milyon 100 bin liraya anlaştım,” diyor. Sonrasında yatırdığı tutarları da beyan ediyor.

Söz konusu ev için Adem Kameroğlu’na 32 bin dolar + 62 bin 570 TL + 20 bin TL yatırmışsınız, bu meblağlar nedir? şeklindeki soruya Çayırgan, bu paraları ev satışı için gönderdiğini söylüyor.

Peki bu tutarların güncel kurdaki karşılığı ne? Güncel kurla hesaplandığında ev için ödenen toplam rakam 1 milyon 465 bin 930 TL.

EVİN GÜNCEL DEĞERİ 12,5 – 13,5 MİLYON TL ARASINDA

İfadede ev için anlaşıldığı belirtilen rakam neydi? 4 milyon 100 bin TL. Peki bu evin güncel satış fiyatı ne? Derya Çayırgan’ın 3+1 olarak ifade ettiği Beylikdüzü’ndeki rezidans dairenin güncel satış fiyatı 12,5 milyon TL ile 13,5 milyon TL arasında değişiyor. Ancak Derya Çayırgan bu daireyi 2023 yılında 4 milyon 100 bin TL gibi bir rakama aldığını söylüyor.

MASAK raporunda ise yatırılan tutarın 1 milyon 465 bin 930 TL olduğu, yani dairenin beşte biri fiyatına satın alındığı ortaya çıkıyor.

ETKİN PİŞMANLIK İFADESİ DOSYAYA GİRMİŞTİ

Buradan Adem Kameroğlu’nun etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadeye geliyoruz. Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında iddianamede en çok konu edilen husus neydi? Özellikle iş insanlarından, inşaat firması sahiplerinden, müteahhitlerden; iskan ve ruhsat karşılığında bazı dairelerin talep edildiği, bazı dairelerin piyasa fiyatının çok altında belirli kişilere indirimli şekilde verildiği ve yine müteahhitlerden yüksek tutarlı meblalar istendiği iddiaları. Savcılığın bu yönde tespitleri iddianamede yer alıyor.
Adem Kameroğlu da etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesinde aynı konut projesiyle ilgili şunları söylüyor: “Beylikdüzü’ndeki o projedeki dairelerin satışı sırasında, yönlendirdikleri kişiler için yüksek indirimle daire vermemi istediler.
Bazı dairelerin fiyatını yarı fiyatına indirmek zorunda kaldım. Bölgede iş yapan çoğu müteahhit de benim yaşadıklarımı yaşamıştır.Kameroğlu, söz konusu konut projesinden bahsediyor; Derya Çayırgan’ın da daire aldığı projeden.

İfadesinde ayrıca şunları söylüyor:

“İnşaata başlayacağım sırada Tuncay Yılmaz, inşaatın kabasını Adem Soytekin’e vermemi proje müdürlerime telkin etmiş.
Proje müdürlerim durumu bana anlattı. Adem Soytekin’in belediyeyle arasının iyi olduğunu biliyorum. Ekrem İmamoğlu ile yakın bir ilişkisi vardı. Bu ilişki sayesinde bölgede yapılan bazı inşaatların kabası kendisine verildi. Taşeronluktan patronluğa geçti.”

“Tüm samimiyetimle anlatıyorum ki kimse parasını ya da taşınmazlarını kendi isteğiyle vermez. Belediye, elindeki imkanları ve yetkileri kötüye kullanarak beni ve benim gibi iş yapanları taleplerini karşılamaya zorladı. Bu nedenle ben de anlattığım bu olayların mağduruyum. Uzun süredir de inşaat yapamıyorum.Bu ifade son derece önemli. Çünkü bu ifadeden sonra ortaya çıkan tablo şu:

Derya Çayırgan’ın da Beylikdüzü’ndeki o projeden beşte biri fiyatına bir daire aldığı tespiti yapılıyor. Soruşturmayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor.“İNDİRİME ZORLANDIM”

Öte yandan şunu da ekleyelim: Adem Kameroğlu ifadesinde “indirime zorlandım” diyor.

Peki Derya Çayırgan savcılık ifadesinde ne diyor?

“Adem Kameroğlu ile üç kez görüştüm, indirim yapması için kendisiyle üç kez telefon görüşmesi yaptım,” şeklinde beyanda bulunuyor. Yani MASAK raporlarında tespit edilen transfer tutarları, ifadede beyan edilen tutarlar ve evin güncel rayiç bedeli arasında ciddi farklar bulunuyor. Elbette burada soruşturma süreci önemli.

Derya Çayırgan, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamasıyla sevk edildiği mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

HTS KAYITLARI: 3 DEĞİL 300 GÖRÜŞME

Öte yandan HTS kayıtları da dosyada yer alıyor. Ekrem İmamoğlu ile birkaç kez telefonda görüştüğünü söyledi. Ama HTS kayıtları bu anlamda ne söylüyor? Dün Derya Çayırgan, Ekrem İmamoğlu ile ilgili kısma ne yanıt verdi?

Ekrem İmamoğlu ile 2019 yılında tanıştığını, Taksim’de yürüyüş yaptığı esnada tesadüfi bir şekilde karşılaştıklarını, sonrasında kendisinden telefon numarasını istediğini; Ekrem İmamoğlu’nun koruması Mustafa Akın’ın kendi numarasını aldığını ve hatta Ekrem İmamoğlu’yla da belli bir döneme kadar Mustafa Akın aracılığıyla görüştüğünü ifade etti. Hatta Ekrem İmamoğlu’nun konutuna bir ziyaret de gerçekleştirdiğini söyledi.

Şimdi şu şekilde ifade ediyor; Derya Çayırgan ifadesinde diyor ki: “Ben Ekrem İmamoğlu’yla 2-3 kez görüştüm. Bazen aradığımda ulaşamadığımda da koruması Mustafa Akın’ı arıyordum. Görüşme talebim olduğunda onunla iletişime geçiyordum. Bu şekilde 2-3 defa görüşme oldu.” Bu yönde bir beyanda bulunmuştu.

Şimdi Başsavcılık, bu kişiler arasındaki görüşmelere ilişkin HTS kayıtlarını araştırdı. Peki HTS kayıtlarında ne gibi tespitlere ulaşıldı?

Derya Çayırgan ile Ekrem İmamoğlu arasında doğrudan 300 ayrı telefon görüşmesi olduğu belirlendi. Ayrıca Ekrem İmamoğlu’nun koruması Mustafa Akın ile de Derya Çayırgan’ın 570 kez irtibat kurduğu tespit edildi. Hazırlanan ve incelenen HTS kayıtlarına göre; Ekrem İmamoğlu ve korumasıyla yapılan görüşmeler toplandığında toplam 870 ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirildiği ortaya çıktı. Ekrem İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Mustafa Akın ve Derya Çayırgan arasında tespit edilen bu HTS kayıtları oldukça dikkat çekici.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu konuya ilişkin soruşturmasını sürdürüyor.

Derya Çayırgan, İBB soruşturması kapsamında dün gözaltına alınmıştı. Hakkında adli kontrol kararı verildi. Süreç incelenmeye devam ediliyor.

Devamını Oku

İşte Trabzonspor’un yeni sezon formaları! Tanıtımda muhteşem video.

İşte Trabzonspor’un yeni sezon formaları! Tanıtımda muhteşem video.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son dakika Trabzonspor haberleri | Süper Lig’i 2021-22 sezonunda şampiyon olarak tamamlayan bordo-mavili ekip geçtiğimiz sezonu istediği gibi bitirememişti. Yeni sezon öncesi yeniden şampiyonluk parolası ile yola çıkan Trabzonspor, forma sponsoru olarak Joma ile anlaştı. Karadeniz Fırtınası anlaşma sonrası 2023-24 sezonunda giyeceği yeni formaların tanıtımını yaptı.

Fırtına formaları tanıttı! İşte merak konusu olan Trabzonspor’un formaları ve tanıtım videosu

Süper Lig’de 2021-22 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Trabzonspor, geçtiğimiz sezonu ise beklentilerin uzağında noktalamıştı.

Yeni sezona Ertuğrul Doğan başkanlığında ve Nenad Bjelica yönetiminde başlayacak olan Trabzonspor’de hedef şampiyonluk.

JOMA İLE 3 YILLIK ANLAŞMA!
Trabzonspor Kulübü, forma sponsorluğu için Joma Türkiye ile 3 yıllık anlaşma sağlandığını duyurdu.

Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret AŞ’nin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamada, Joma Türkiye’nin 2023-2024, 2024-2025 ve 2025-2026 sezonlarını kapsayan üç sezon boyunca A takımın giyeceği maç formalarının yanı sıra kamp ile antrenman kıyafetlerini üreteceği belirtildi.

Sözleşme kapsamında tüm ürün ihtiyaçlarının bedelsiz olarak karşılanacağı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Joma Türkiye, şirketimize ayrıca her sezon için 15 milyon lira ve KDV nakdi sponsorluk bedeli ödeyecektir. Ödenecek sponsorluk bedeli her sezon için oluşan enflasyon etkisi göz önüne alınarak arttırılacaktır. Joma Türkiye, sağlamış olduğu yukarıdaki faydalar karşılığında, Trabzonspor’un teknik sponsoru ve mağazacılık faaliyetlerimizde taraftarlarımıza sunacağımız ürünlerin de tedarikçisi olacaktır. Ayrıca çeşitli reklam hakları da Joma Türkiye’ye şirketimiz tarafından sağlanacaktır.”


.

Devamını Oku

Dezenformasyon Bülteni’nin 78. sayısı yayımlandı

Dezenformasyon Bülteni’nin 78. sayısı yayımlandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bültende, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hizmet ihalelerine yönelik iddialar, “YKS soruları sınavdan önce satıldı”, “Hatay özerk yönetimi kuruldu ve başkanlığını Ebu Hassan Saidi devraldı”, “Kulis Bilgisi” adı altında paylaşılan haberler, “Trabzon’da TOKİ inşaatında çalışan 6 Kürt işçi ırkçı saldırıya uğradı”, “Tokat’ın Niksar ilçesinde 600 kişi şebeke suyundan zehirlendi”, üzerinde “Suriye Görev Gücü” yazan aracın fotoğrafları ile ilgili manipülasyonlar ile “Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı eksiklikler giderilmeden açıldı, Çorlu benzeri bir facianın eşiğinden dönüldü” iddialarına yer verildi.

Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarından paylaşılan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hizmet ihalelerine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilen bültende, bahse konu ulaştırma ihalesinin, iddia sahiplerinin de kolayca eriştiği gibi kamuoyuna açık ve şeffaf bir ihale olduğu bildirildi.

İhalede herhangi bir usulsüzlük veya şaibe tespit edemeyen iddia sahiplerinin, haberlerinde herhangi bir dayanak gösterememesinin de dezenformasyonu açıkça gözler önüne serdiği belirtilen bültende, “İhalenin Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Genelgesi’ne aykırı olduğu iddiası da dezenformasyondur. İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Genelgesi’nin gereklilikleriyle uyum içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir.” ifadesine yer verildi.

“Üst düzey güvenlik tedbirleri alınmıştır”

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sorularına ilişkin sosyal medya platformlarında ortaya atılan ve bazı basın yayın organlarında habere konu olan “YKS soruları sınavdan önce satıldı” iddiasının asılsız olduğu bildirilen bültende, “2023-YKS sorularının hazırlanma ve matbaa sürecinde üst düzey güvenlik tedbirleri alınmış, kitapçıkların basıldığı kapalı matbaa merkezinde görev alan 110 personelin 45 gün boyunca dış dünya ile iletişimi tamamen kesilmiştir. Sınav dönemlerinde öğrencilerin moral ve motivasyonunu olumsuz yönde etkileme amaçlı dolaşıma sokulan bu ve benzeri manipülasyonlara itibar etmeyiniz.” açıklamasında bulunuldu.

“Milletimizi provoke etmeye çalışan paylaşımlara itibar edilmemeli”

Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “Hatay özerk yönetimi kuruldu ve başkanlığını Ebu Hassan Saidi devraldı” iddiasının doğru olmadığı belirtilen bültende, şunlar kaydedildi:

“Bahse konu sosyal medya hesabının tamamen kamuoyunu provoke etme amacıyla açılarak paylaşımda bulunduğu tespit edilmiştir. Sosyal medya hesabından, ‘Başkanlık görevine Ebu Hassan Saidi getirildi’ iddiasıyla paylaşılan fotoğraftaki kişi de Dubai’nin Veliaht Prensi Hamdan bin Muhammed’dir. Ayrıca FETÖ’nün sosyal medyadaki propaganda hesaplarının, 14 saat önce paylaşım yapmaya başlayan bahse konu sosyal medya hesabını hızla yaymaya çalıştığı belirlenmiştir.

Sosyal medya hesabı ve kullanıcısıyla ilgili gerekli işlemlerin yapılması için ilgili kurumlar bilgilendirilmiştir ve süreç takip edilmektedir. Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü tartışmaya açmaya ve milletimizi provoke etmeye çalışan bu gibi sosyal medya hesaplarına ve paylaşımlarına itibar edilmemelidir.”

“Yüksek sesli müzik nedeniyle mahalle sakinleri ile tartışma yaşamıştır”

Bültende, bazı sosyal medya hesaplarından basına kapalı bir toplantıdan sızdığı iddia edilerek yapılan “Kulis Bilgisi” adı altındaki paylaşımların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “Trabzon’da TOKİ inşaatında çalışan 6 Kürt işçi ırkçı saldırıya uğradı” iddiasının da doğru olmadığı bildirilerek, şu ifadelere yer verildi:

“18 Haziran Pazar günü akşam saatlerinde Trabzon’un Maçka ilçesi Esiroğlu mahallesindeki inşaatta çalışan bir grup işçi, araçla il merkezine seyir halindeyken araçtan yayılan yüksek sesli müzik nedeniyle mahalle sakinleri ile tartışma yaşamıştır. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve güvenlik ekipleri intikal etmiş, yaşanan gerginlik sona erdirilmiştir. Meydana gelen tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle iki taraftan hafif şekilde yaralanan 10 kişi, çeşitli hastanelere sevk edilmiş, yapılan tetkik ve tedavi neticesinde 8 kişi ayakta tedaviyle 2 kişi de yatılı tedavi sonrası taburcu edilmiştir. Kamuoyunu provoke etme amaçlı asılsız iddialara itibar etmeyiniz.”

Bazı basın yayın organlarında yer alan, “Tokat’ın Niksar ilçesinde 600 kişi şebeke suyundan zehirlendi” iddiasının gerçeği yansıtmadığı belirtilen bültende, 21 Haziran’da Niksar Devlet Hastanesi’ne toplam 538 hastanın başvurduğu ve bunlardan 197’sinin bulantı, ishal gibi şikayetlerde bulunduğu bildirildi.

Vaka artışının mevsimsel ve il dışından bayram tatili nedeniyle gelen vatandaşlardan dolayı olduğunun belirlendiği kaydedilen bültende, “Şikayetlerde zehirlenme belirtisi görülmemiş, ayrıca vaka öykülerinden bir odak noktasının bulunmadığı ve adresler incelendiğinde kümelenme olmadığı anlaşılmıştır. Niksar Devlet Hastanesi’ne yapılan başvurular incelendiğinde, il ve ilçe dışı vaka oranlarının fazla olduğu tespit edilmiştir. Hastanede yatan vaka bulunmadığı gibi, ilk yapılan tetkiklerde gaitada da mikrop tespit edilmemiştir.” ifadelerine yer verildi.

“Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı resmi araç”

Üzerinde, “Suriye Görev Gücü” yazan Şanlıurfa plakalı (63) aracın fotoğrafları paylaşılarak asılsız iddiaların ortaya atıldığının tespit edildiği bildirilen bültende, Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarılı harekatlarla terörden arındırdığı Suriye’nin kuzeyinde, sivilleşme sürecine katkı sunmak amacıyla 2016’da “Suriye Görev Gücü” kurulduğu hatırlatıldı.

Suriye Görev Gücü’nde, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, AFAD, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve TİKA gibi kurum ve kuruluşların birlikte çalıştığı belirtilen bültende, iddiaya konu fotoğraflardaki aracın, üzerindeki logodan da anlaşılacağı üzere Sağlık Bakanlığı Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı resmi sağlık hizmet araçlarından biri olduğu ve Suriye Görev Gücü’nün faaliyetleri kapsamında kullanıldığı bildirildi.

“Trenlerin seyrine herhangi bir engel bulunmamaktadır”

Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı’nda kılavuz trenin raydan çıkmasıyla ilgili bazı basın yayın organlarında yer alan, “Hat eksiklikler giderilmeden açıldı, Çorlu benzeri bir facianın eşiğinden dönüldü” iddiasının da doğru olmadığı belirtilen bültende, şunlar kaydedildi:

“Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları işletmesindeki 2 bin 32 kilometre uzunluğundaki demir yolu hattında, tüm emniyet tedbirlerine ek olarak uygulanan en önemli tedbirlerden birisi de tarifeli ilk trenden önce hattın kontrolü için kılavuz trenlerin hat üzerine gönderilmesi uygulamasıdır. 18 Haziran’da da Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı’nda her zamanki uygulama yapılmış ve tarifeli trenden önce kılavuz tren hatta gönderilmiştir. Son dönemde ülkemizi etkisi altına alan bölgesel ve ani yağmur geçişlerinden, demiryolu hatları da etkilenmektedir.

Sivas-Yozgat arasında yoğun yağmur yağışı nedeniyle söz konusu kılavuz tren, bölgesel ve etkili yağışa bağlı olarak kısmi bir alanda demir yolu altyapısının etkilenmesi nedeni ile saat 06.40’ta deray etmiştir. Selden etkilenen bölgenin bakım onarımlarının yapılabilmesi için hızlı tren hattı belirli bir süre tren trafiğine kapatılmıştır. Saat 16.40’ta yürütülen çalışmalar tamamlanarak normal tren işletmeciliğine geçilmiştir. Trenlerin seyrine herhangi bir engel bulunmamaktadır. Olay saatinden sonraki tüm YHT trenleri, Ankara-Sivas-Ankara arasında normal saatlerinde seyretmişlerdir.”

Devamını Oku

Prigojin: Wagner, Rus vatanseverleridir

Prigojin: Wagner, Rus vatanseverleridir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rus yönetimine karşı isyan başlatan Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kendilerini “vatana ihanet”le suçlamasına, “Biz vatanseveriz. Savaştık ve savaşıyoruz. Hiçbir Wagner savaşçısı kendisini suçlu görerek devlet başkanı veya FSB’nin talebiyle teslim olma niyetinde değil” şeklinde yanıt verdi.

Prigojin, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, Putin’in “vatana ihanet” hususunda tamamen yanıldığını söyledi.

Wagner üyelerinin “vatansever olduğunu ve her zaman vatan için savaştıklarını” iddia eden Prigojin, “Hiçbir Wagner savaşçısı kendisi suçlu görerek devlet başkanı veya FSB’nin talebiyle teslim olmak niyetinde değil. Çünkü biz Rusya’nın yolsuzluk, yalan ve bürokrasi içerisinde olmasını istemiyoruz” dedi.

Prigojin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Afrika’da savaştığımızda bize ‘Afrika gerekli’ dediler sonra Afrika’dan vazgeçtiler. Çünkü yardım için gelen tüm paraları çaldılar. ‘Ukrayna’yla savaşıyoruz’ dediler, gittik ve savaştık. Sonra görüldü ki tüm mühimmat, teçhizat ve savaşçılara verilecek para çalınıyor. İşte bugün için, birisinin Moskova’ya doğru gittiği gün için (parayı) saklıyorlardı. Sivillerin de hareket ettiği yoldaki konvoya uçak ve helikopterlerle saldırıyorlar. İsabet edemiyorlar ve sivilleri vuruyorlar. Rastgele vuruyorlar. Biz vatanseveriz. Bize karşı gelenler ise alçakların etrafında toplananlardır.”

Putin, ulusa sesleniş konuşmasında, Wagner’in isyanını “vatana ihanet” olarak nitelendirmişti.

Devamını Oku

Rusya Devlet Başkanı Putin: Cezası ağır olacak

Rusya Devlet Başkanı Putin: Cezası ağır olacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner lideri Evgeny Prigojin’in başlattığı isyanın ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, “Bu isyanın ülkemize bir faydası olmayacaktır. Hainler en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Suçlu olan bu kişiler yanıtımızın sert olacağını bilsinler” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, paralı asker şirketi Wagner’in kurucusu Evgeny Prigojin’in başlattığı isyanın ardından ulusa seslendi.

Putin, “Gece tüm cephelerdeki ordu birliklerinin komutanlarıyla görüştüm, ordumuz kahramanca savaşıyor. Rusya halkına, askerlerine, güvenlik güçlerine, yalan ve tehditlerle silahlı isyan yoluna itilenlere sesleniyorum. Rusya geleceği için ağır mücadele veriyor. Rusya’ya karşı Batı’nın tüm askeri ve enformasyon araçları kullanılıyor. Anayasal düzeni, vatandaşların yaşam ve özgürlüklerini korumak için her şeyi yapacağım. Vatandaşlarına silah çekenler Rusya’ya ihanet etmişlerdir ve bunun hesabını vereceklerdir” dedi.

“Hainler en ağır şekilde cezalandırılacaktır”

Wagner lideri Evgeny Prigojin ve isyana katılan Wagner savaşçılarını hainlikle suçlayan Putin, “Biz bugün devletimizi korumaya her türlü hazırız. Bugün yaşanan tam olarak hainliktir. Şu an kendi çıkarlarını düşünen insanlara karşıyız. Ordumuzu destekliyoruz. Wagner güçleri de Rusya için canlarını feda ediyordu. Ancak şu an onların içinde hainler var. Şu an onların içinde silahlı ayaklanma başlatanlar var. Bu isyanın ülkemize bir faydası olmayacaktır. Hainler en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Suçlu olan bu kişiler yanıtımızın sert olacağını bilsinler. Onlar kanun ve halkımızın önünde cevap verecekler. Anayasal düzeni, vatandaşların yaşam ve özgürlüklerini korumak için her şeyi yapacağım” ifadelerini kullandı.

“Bu, halkımızın sırtına bıçak saplamaktır”

Wagner’in askeri binalarda kontrolü sağladığı Rostov-on-Don’daki duruma değinen Putin, “Rostov-on-Don şehrindeki durum karmaşık. Devlet kurumlarının faaliyeti engellenmiştir. Ama istikrar yönünde adımlar atılacak. Birliğimizi bölen eylemler aslında halkımıza, şu anda cephede savaşan silah arkadaşlarımıza karşı ihanettir. Bu, halkımızın sırtına bıçak saplamaktır. Halkımızın geleceğinin belirlendiği bu savaş (Ukrayna’daki savaş), tüm güçlerin birleşmesini gerektiriyor. Birlik, konsolidasyon ve sorumluluk gerektiriyor. Bizi zayıflatan her şey, dış düşmanlarımızın bizi içimizden bozmak için yararlanabileceği veya hatta şimdiden yararlandığı tüm kavgalar bir kenara atılmalı” şeklinde konuştu.

Devamını Oku